Günümüzde insanlık yaradılış gayesini unutup; şeytana hizmet eder oldu.
Uzun zamandır bakmadığım e-maillerimi heyecanla açıp biriken mailleri görünce pek sevinmiştim.Ama arkadaşımın yolladığı bu siteyi görünce dondum kaldım.
Yazık çok yazık:((( İnsanlığımızdan utanmamak mümkün değil..Çünkü bunları aynı cinsten yaratıklar yaşatıyor.Ne düşünüp ne yapacağımıda şaşırdım.Halime mi şükredeyim yoksa acizliğime mi yanayım..
Rabbim dünyadaki tüm acizleri ve muhtaçları koruyup,esirgesin...
Pazar, Ağustos 13, 2006
:)))
Bir süredir pek oturamadım pc nin başına..Birkaç gün kalkmadan baksam anca ilgilendiğim blogları gezerim:)
Efendim geçen hafta sonu; kendime hayırlısıyla bir elti daha aldım:))
Düğün koşuşturması, sıcak, yorgunluk, uykusuzluk derken baya bi bitap düştüm.
Velhasıl şimdi o telaşeyi bitirdim, tatil hazırlıklarına başladım..
Bu arada pc'im yenilendi:)))
Adam ne yapsın..Al yenisini de ne halin varsa gör,der gibi yaptı:P.. İkide bir tamirciye gitmekten bıktı garibim..Bende yine bozuldu bu; demekten, ve o hurdadan kurtuldum çok şükür:)
Neyse yola çıkıncaya kadar bir şeyler eklemeye çalışacağım..
Sevgiler..
Efendim geçen hafta sonu; kendime hayırlısıyla bir elti daha aldım:))
Düğün koşuşturması, sıcak, yorgunluk, uykusuzluk derken baya bi bitap düştüm.
Velhasıl şimdi o telaşeyi bitirdim, tatil hazırlıklarına başladım..
Bu arada pc'im yenilendi:)))
Adam ne yapsın..Al yenisini de ne halin varsa gör,der gibi yaptı:P.. İkide bir tamirciye gitmekten bıktı garibim..Bende yine bozuldu bu; demekten, ve o hurdadan kurtuldum çok şükür:)
Neyse yola çıkıncaya kadar bir şeyler eklemeye çalışacağım..
Sevgiler..
Pazar, Temmuz 23, 2006
10. YILDA
Efendim..Bazen hayatımızda; yaşanmışları anarken "Ya o kadar oldu mu?"gibilerinden cümleler kurarız.İnanmak zor gelir ama zaman geçmiş ve yıllar arkamızda dağ gibi durmaktadır.Hatıralar; film şeridi gibi gözünüzün önünden geçer."Ne günler geçirdik bee" diye, düşünürüz.
Sözün kısası; dün benim 10. evlilik yıldönümümdü...
Diyeceğin bu muydu? herkes dolduruyor yılları, sepete demeyin lütfen..
Artık çift sayılı yıllara geçtim:(
Mutlu mu olmam yada hüzünlenmem mi gerek, dünden beri karar veremedim.
Şöyle bir bakınca; ilk evlendiğim yıllardaki ben ile şimdiki ben arasında dağlar kadar fark var.Derler ya evlilik insanı olgunlaştırır diye...Evet bu doğru...Ama bu olgunluk size birşeyler katarken,yine birşeylerde alıyor.
Ne diyelim..İmtihan için buradayız..
Garip olan her geçen yılda hayata bakış açım,isteklerim, hayallerimde değişiyor.Bu herkeste böyle midir?..
Aslında kararlarımda ve düşüncelerimde, hep istikrarlı olmaya çalışırım.Lakin öyle garipliklerde yapıyorum.
Zaman ve kişilerde insanı çok etkiliyor.Hele hele o ÖMÜR TÖRPÜLERİ..
Kendinden evvel onlar için iyiyi, güzeli, faydalıyı düşünmek zorundasın..Şartlar insana asla yapmam dediği şeyleri bile yaptırıyor.
Önemli olan doğru yoldan ayrılmamak...
Allah (C.C.) beni,eşimi,evlatlarımı ve cümleyi hak yolundan ayırmasın...
SABIR VE KUVVETLE YOLA DEVAM...
Sözün kısası; dün benim 10. evlilik yıldönümümdü...
Diyeceğin bu muydu? herkes dolduruyor yılları, sepete demeyin lütfen..
Artık çift sayılı yıllara geçtim:(
Mutlu mu olmam yada hüzünlenmem mi gerek, dünden beri karar veremedim.
Şöyle bir bakınca; ilk evlendiğim yıllardaki ben ile şimdiki ben arasında dağlar kadar fark var.Derler ya evlilik insanı olgunlaştırır diye...Evet bu doğru...Ama bu olgunluk size birşeyler katarken,yine birşeylerde alıyor.
Ne diyelim..İmtihan için buradayız..
Garip olan her geçen yılda hayata bakış açım,isteklerim, hayallerimde değişiyor.Bu herkeste böyle midir?..
Aslında kararlarımda ve düşüncelerimde, hep istikrarlı olmaya çalışırım.Lakin öyle garipliklerde yapıyorum.
Zaman ve kişilerde insanı çok etkiliyor.Hele hele o ÖMÜR TÖRPÜLERİ..
Kendinden evvel onlar için iyiyi, güzeli, faydalıyı düşünmek zorundasın..Şartlar insana asla yapmam dediği şeyleri bile yaptırıyor.
Önemli olan doğru yoldan ayrılmamak...
Allah (C.C.) beni,eşimi,evlatlarımı ve cümleyi hak yolundan ayırmasın...
SABIR VE KUVVETLE YOLA DEVAM...
Cuma, Temmuz 21, 2006
EDEB YA HÛ!
Aile edebi terbiyesi,inceliğiyle çocuğa örnek olmalı ve onda, ahlâk ve fazilete götüren duyguları uyarmalıdır.
Okul, kendisine bir tomurcuk halinde teslim edilen çocuklarda, ruh yüceliğini,ahlâk anlayışını ve EDEP hissini geliştirmelidir ki, bu istikametde eskilerin daha küçük yaşdaki talebelere meşk ettirdikleri şu sözler, çok manidardır:
"Edeb ya Hû!"
"Edebdir kişinin daim libası,edepsiz kişi uryana benzer."
"Edeb bir tâc imiş nûr-u Hûda'dan; giy ol tâcı emin ol her belâdan."
"Edeb ehli, ilimden hâli olmaz; edebsiz ilim okuyan âlim olmaz."
Okul, kendisine bir tomurcuk halinde teslim edilen çocuklarda, ruh yüceliğini,ahlâk anlayışını ve EDEP hissini geliştirmelidir ki, bu istikametde eskilerin daha küçük yaşdaki talebelere meşk ettirdikleri şu sözler, çok manidardır:
"Edeb ya Hû!"
"Edebdir kişinin daim libası,edepsiz kişi uryana benzer."
"Edeb bir tâc imiş nûr-u Hûda'dan; giy ol tâcı emin ol her belâdan."
"Edeb ehli, ilimden hâli olmaz; edebsiz ilim okuyan âlim olmaz."
Salı, Temmuz 11, 2006
SAYGILIYIM-SAYGILIMISIN-SAYGILIMI
İnsan yaşamının gereklilikleri herkes tarafından bilinir.Yemek,içmek,giyinmek gibi ihtiyaçlar en önemlileridir.Fakat manevi yönden de, sağlıklı bir hayat için; sevmek, sevilmek,saygı gördüğünü hissetmek önceliklidir,çünkü insanı mutlu eder.Mutlu insanda ruhen sağlıklı olur.
Dinimiz sabırlı olmayı,haksızlıklar karşısında bile erdemli olmayı öğütler..
Her zaman riayet edeniniz varmı?
Sormamın sebebi; gösterdiğiniz saygı ve hürmet karşılığında, gördüğünüz saygısızlığa sabretmek, içimizdeki şeytana isyan için bir koz verir.Çıldırır; nasıl katlanabilirsin bu duruma,nasıl karşındakine haddini bildirmezsin diye.
Yaşadığınız üzüntünün üzerine birde nefsinizle savaşa girersiniz.
Tabi bunlar Allah tarafında bir imtihandır yaşamımızda...
Kimimiz o an ki üzüntü ve sinirle nefsimize yenik düşeriz.Zor olanı başarmak sabır ve gayretle olacağından; kolay olanı seçeriz.
Hey! Böyle atıp tutmakla olmaz.Sen nasıl davranıyorsun derseniz...
BEN pek mutluyum diyemem:(
Çevremdeki insanlara sevsemde sevmesemde saygımı eksik etmem,haketmeseler bile..
İşte o haketmeyenler; saygımın ve hürmetimin kıymetini anlayamadıkları için saygısızlığı bana reva görürler.
O üzüntüyle verdiğim savaşta,yorgun düşerim kimi zaman...ama sabretmeye çalışırım hep ve o kırgınlığın üzerine kendime de mahçup olurum..
Zaman geçipte arkaya dönüp baktığım vakit; erdemliğimle gurur duyarım ve bu bana insan olduğumu hatırlatır.
İnsanız ve bu dünyaya imtihana geldik..
Allah yüz akıyla imtihanımızı vermek nasip etsin:)...
Saygılar...
Not:Şu aralar eksikliğini çok hissettiğim için, bu konuda hassasım BİRAZCIK :(...
Dinimiz sabırlı olmayı,haksızlıklar karşısında bile erdemli olmayı öğütler..
Her zaman riayet edeniniz varmı?
Sormamın sebebi; gösterdiğiniz saygı ve hürmet karşılığında, gördüğünüz saygısızlığa sabretmek, içimizdeki şeytana isyan için bir koz verir.Çıldırır; nasıl katlanabilirsin bu duruma,nasıl karşındakine haddini bildirmezsin diye.
Yaşadığınız üzüntünün üzerine birde nefsinizle savaşa girersiniz.
Tabi bunlar Allah tarafında bir imtihandır yaşamımızda...
Kimimiz o an ki üzüntü ve sinirle nefsimize yenik düşeriz.Zor olanı başarmak sabır ve gayretle olacağından; kolay olanı seçeriz.
Hey! Böyle atıp tutmakla olmaz.Sen nasıl davranıyorsun derseniz...
BEN pek mutluyum diyemem:(
Çevremdeki insanlara sevsemde sevmesemde saygımı eksik etmem,haketmeseler bile..
İşte o haketmeyenler; saygımın ve hürmetimin kıymetini anlayamadıkları için saygısızlığı bana reva görürler.
O üzüntüyle verdiğim savaşta,yorgun düşerim kimi zaman...ama sabretmeye çalışırım hep ve o kırgınlığın üzerine kendime de mahçup olurum..
Zaman geçipte arkaya dönüp baktığım vakit; erdemliğimle gurur duyarım ve bu bana insan olduğumu hatırlatır.
İnsanız ve bu dünyaya imtihana geldik..
Allah yüz akıyla imtihanımızı vermek nasip etsin:)...
Saygılar...
Not:Şu aralar eksikliğini çok hissettiğim için, bu konuda hassasım BİRAZCIK :(...
Çarşamba, Temmuz 05, 2006
EY AİLE REİSLERİ!!!
Allah (c.c.) ailenizi ve çoluk çocuğunuzu sizden soracak; eğer kendinizi düşünüyorsanız, sorumluluğunuzu bilin; onları İslam şuuru ve sağlam iman ile yetiştirin!
Eğer onları seviyor ve istikballerini düşünüyorsanız, ahiretlerinin mahvolmasına izin vermeyin, göz göre göre onları ateşe atmayın!
İman ve İslam,sizler ve onlar için hava ve sudan,yiyecek ve giyecekten de önde bir ihtiyaçtır.
Önce bu ihtiyacı karşılamaya çalışın,dünyaya dalıp ahireti ihmal etmeyin!!!!
Prof.Dr.M.Esad Coşan
Eğer onları seviyor ve istikballerini düşünüyorsanız, ahiretlerinin mahvolmasına izin vermeyin, göz göre göre onları ateşe atmayın!
İman ve İslam,sizler ve onlar için hava ve sudan,yiyecek ve giyecekten de önde bir ihtiyaçtır.
Önce bu ihtiyacı karşılamaya çalışın,dünyaya dalıp ahireti ihmal etmeyin!!!!
Prof.Dr.M.Esad Coşan
Perşembe, Haziran 29, 2006
Şükür Kavuşturana...
Bilgisayarım tamire gittiği için 15 gündür int.den mahrum kalmıştım. Nasıl bi bağımlılık yapıyor şu internet!...
Evde buzdolabı, tv, çamaşır mak. ne bileyim başka bişey bozulsa heralde o kadar etkilenebilirim.
Baya bi çökme noktasında gittiği için gelmeside geçikti. Acemi olduğum için çok fazla kurcalıyorum yada yapılması gerekenleri yapmıyorum. Umarım zamanla kendimi geliştiririm. Arkadaşım bana yardım eder değilmi?;)
Ne diyeyim! Allah bilgisayarımı virüslerden, böceklerden, trojenlerden, her türlü haşarattan ve bakımsızlıktan korusun, beni bilgisayarsız bırakmasın!...(Amin)
Evde buzdolabı, tv, çamaşır mak. ne bileyim başka bişey bozulsa heralde o kadar etkilenebilirim.
Baya bi çökme noktasında gittiği için gelmeside geçikti. Acemi olduğum için çok fazla kurcalıyorum yada yapılması gerekenleri yapmıyorum. Umarım zamanla kendimi geliştiririm. Arkadaşım bana yardım eder değilmi?;)
Ne diyeyim! Allah bilgisayarımı virüslerden, böceklerden, trojenlerden, her türlü haşarattan ve bakımsızlıktan korusun, beni bilgisayarsız bırakmasın!...(Amin)
Salı, Haziran 06, 2006
EYVALLAH
"Bize ne irs-ı peder,ne servet ü ne cah kalmıştır.
Şuur-ı hikmete karşı bir eyvallah kalmıştır."
Sultan Veled
Bizlere babamızdan maddi bir miras,büyük bir servet ve makam kalmadı.
Bizlere kalan(bunlardan çok daha kıymetli,bizleri evvelkilerin mevkiine erdiren) Hakk'ın hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama hali kalmıştır.
Şuur-ı hikmete karşı bir eyvallah kalmıştır."
Sultan Veled
Bizlere babamızdan maddi bir miras,büyük bir servet ve makam kalmadı.
Bizlere kalan(bunlardan çok daha kıymetli,bizleri evvelkilerin mevkiine erdiren) Hakk'ın hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama hali kalmıştır.
Çarşamba, Mayıs 31, 2006
Çanakkale Gezim
Geçtiğimiz hafta sonu Çanakkale gezisine katıldım.O topraklara ulaşınca ve o havayla teneffüs etmeye başlayınca,(mutlaka oraları ziyaret eden herkeste olduğu gibi) ruh halim epey bi değişti.Dedelerimin kahramanca savaşıp şehit oldukları topraklarda gezdikçe, rehberimiz tarafından anlatılan yaşanmış hikayeleri dinledikce; BEDAVA bi hayat yaşadığımıza iyice kanaat getirdim.
Herkesin Çanakkale'ye gidip oraları görmesini öneririm.İnsanın kendine çeki düzen vermesine vesile oluyor.Sizlerle beni çok etkileyen bir hikayeyi paylaşmak isterim:
İkisi de İstanbul'lu idi.Aynı mahallede büyümüşler,aynı mektebi bitirmişler,gençlikleride haftanın çoğu günlerinde birarada geçmişti.Sadece yedikleri ayrı giderdi.İki evin ayrılmaz ikizleri gibiydiler.Aralarından hiç su sızmazdı.Hele akşam olunca birbirlerini aramadan duramıyorlardı.Üniversite tahsili için bile iktisat bölümüne beraberce kayıt yaptırdılar.Şakalaşırlardı ama asla birbirlerine darılmazlardı.
Kazım'ın babası Nuri Efendi,Haydarpaşa tren garında biletçilik yapıyordu.Bütün gayretini,çocuklarının geleceği için gösteriyordu.
Ali İhsan'ın babasıda mahalle bakkalıydı.O da tek evladı için herşeyi harcıyordu.
Kazım, arkadaşı Ali İhsan'a göre daha kumral ve sıcak kanlıydı.Ali İhsan'nın ise heyecanlı bir tipi vardı.İçte ve dışta birbirlerini tamamlıyorlardı.
Kaderleri onları seferberlikte de birbirlerine uzak bırakmadı.Birlikte bulunmak için Allah'a çok dua etmişlerdi.Gönüllü olarak yazıldıkları askerlik şubesi,onları yedek subay talimlerini tamamlamak üzere Selimiye Kışlası'na gönderdi.Birkaç aylık talimden sonra ,20. Alay,4. Tabur,12. Bölük takım komutanı olarak göreve atandılar.
Kazım ve Ali İhsan, birlikleri ile beraber Çanakkale Zığındere cephesine ulaştılar.Yorgun düşen diğer birliklerin yerine geçeceklerdi.Karşılarında her türlü imkana sahip çok sayıda İngiliz askeri vardı.İngilizler Kirte'nin 1 km. kadar güney batısında siperlerde tutunmuşlardı.
Türk birlikleri,düşmanın hiç beklemediği bir anda taarruza kalkıyor,onlara hiç beklemedikleri zayiatlar verdiriyorlardı.İngilizler de onların taarruzuna toplarla ve makinalı tüfeklerle karşılık veriyorlardı.
Savaşın çok kızıştığı günlerden biriydi.20. Alay,33. Alay'ın yerini alarak süngü hücumuna kalkmıştı.Bir ara Ali İhsan,arkadaşı Kazım'ın kanlar içinde yere yuvarlandığını gördü.Sanki kendisi vurulmuş gibi acı çekiyordu.Bu acıyla birçok düşman askerini yere devirdi.Fakat düşmanın makinalı tüfekleri,birliğin ilerlemesinie fırsat vermiyordu.Bir emirle geriye siperlerine çekildiler.Başlarını siperden bir saniye çıkarmaları mümkün değildi.Başını kaldırsa,üzerinden binlerce kurşun geçiyordu.
Ali İhsan,siperinde biraz ötede bulunan bölük komutanı Üstğ. Recep'in yanına geldi:
"Ben bir koşuda arkadaşımı alıp gelebilirmiyim" diye sordu.
Komutan,"sen delirdinmi?" der gibi yüzüne baktı:
"Arkadaşın delik deşik olmuştur,ölmüştür,gitmeye değmez,kendi hayatını da sakın tehlikeye atma"dedi.
Ali İhsan,komutanına ısrar etti:
"ne olur komutanım!..müsade et gideyim."diyerek yalvarır gibi konuştu.
Komutan:"Peki!dedi.Git o zaman!..."
Ali İhsan, bir yıldırım gibi siperden fırladı.O korkunç kurşun yağmurunun altında,canından bile çok sevdiği arkadaşı Kazım'a ulaştı.O'nu sırtına aldı ve aynı geldiği gibi gerisin geriye siperine dönerek birlikte içine yuvarlandılar.
Bölük komutanı Üstğ. Recep, kanlar içindeki Kazım'ı muayene etti.Sonra Ali İhsan'a döndü:
"Ben sana gitme,hayatını tehlikeye atmaya değmez demiştim.Çünkü bu çoktan ruhunu Allah'a teslim etmiş."
"Değdi komutanım ,onu gidip getirmeye değdi."
"Nasıl değdi?"dedi komutan,ruhunu teslim etmiş birisi için mi?Yaralı olsa hadi neyse,değebilirdi,ama ölmüş birisi için ölümü göze almak,böyle yapmak doğru olmazdı."
"Herşeye değdi komutanım!Çünkü,yanına ulaştığımda arkadaşım sağdı.O'nun son sözlerini duymak bütün herşeye bedeldi benim için...ölmeye bile değerdi."dedi Ali İhsan.
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:
"Seni bekliyordum Ali İhsan...sonuna kadar dayandım...geleceğini biliyordum..demişti arkadaşı.Geleceğini biliyordum..beni burada düşmanın elinde bırakmayacağını biliyordum..sen tam inandığım gibi vefalı çıktın..Allah senden razı olsun kardeşim..Allah'ım bu arkadaşımı bana ahirettede arkadaş eyle!.."
"Bu sözleri duymak herşeye değmezmi sizce?..bunları duymak bana yetti..."
Ali İhsan biliyorduki;insan ahirette sevdiği ile beraber olacaktı.Çok sevdiği arkadaşı Kazım şehit olmuştu,aradan fazla zaman geçmedi,kendiside Sarıtepe'de şehit düştü.Böylece Ali İhsan,dünyada birlikte olduğu arkadaşı Kazım'ı ahirettede yalnız bırakmadı.
(H.Hüseyin MALTEPE'nin Kaybettikleri ile Kazananlar kitabından) Yazarken dahi gözyaşlarımı tutamadığım bu hikaye tüm yaşanılanların kaçta kaçı?...Ve o zamanın değerlerinden şuan ne kadarına sahibiz?!....
Salı, Mayıs 16, 2006
Gülümse Kaderine
Bismillahirrahmanirrahim Selam herkese!... Bu geniş ve zengin dünyada bende yer almaya karar verdim.Umarım istediğim gibibir blog hazırlayabilirim..Bu ALEMDEN haberdar olduğumdan beri sıkı bir takipçisi oldum.Farklı konulardaki blogları inceleyip,beğenip günlük hayata geçirdiklerim oldu.Fikirleriyle,yorumlarıyla kafamda yeşil ışığı yakıp, kendime gelmeme sebep olanlarda.....Bu herkesin kendini özgürce ifade edebildiği ortama benimde katılmama vesile olan arkadaşım Şehnaz'a teşekkür ederim. Cümleye Selametle....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)